Almanya’da seçmenler 23 Şubat’ta erken genel seçimler için sandık başına gidecek. Peki Almanya’da seçim sistemi nasıl işliyor? Her parti meclise girebiliyor mu? Kimler seçiyor, kimler seçiliyor?
İşte Almanya’daki seçimlere ilişkin bilmeniz gereken her şey:
Almanya’da neden iki oy kullanılıyor?
Almanya’da seçmenler okullarda ve diğer kamu binalarında kurulan sandıklarda oylarını vermeye gittiklerinde iki oy kullanıyor. “Kişiselleştirilmiş nispi temsil” olarak adlandırılabilecek bu sistemde seçmenler, bu oylardan biriyle seçim bölgelerinde kendilerini temsil edecek adayı belirlerken ikinci oyla da bir partinin eyalet listesini oyluyorlar. Bu liste genellikle 10 ila 30 adayı içeriyor.
İlgili seçim bölgesinde doğrudan yarışan aday için verilen birinci oy, parlamentonun toplam bileşimini belirleyerek her bölgenin mecliste temsil edilmesini sağlıyor. İkinci oy ise Federal Meclis’te (Bundestag) partilerin gücünü belirleyici nitelikte. Bu oyla seçmenler, ilgili eyalet listesinden kaç adayın mecliste sandalye sahibi olacağını tayin ediyor.
Milletvekili sayısı azalacak
Seçim sisteminde 2024 yılında yapılan reformun ardından düzenlenecek ilk seçim olma özelliğini taşıyan bu seçimlerle parlamentoda 736’yı bulan sandalye sayısı 630’a düşecek. Söz konusu reform yoluyla partilerin küçülmesiyle milletvekili sayısındaki enflasyonun ortadan kaldırılması hedeflenmişti.
Federal Anayasa Mahkemesi, bir önceki koalisyon hükümeti tarafından hazırlanan seçim yasası reformunu anayasaya kısmen aykırı bularak revize etmişti. Mahkeme, “temel yetki maddesi” olarak tanımlanan uygulamanın iptalini geri çevirmişti. Söz konusu madde, Federal Meclis seçimlerinde yüzde 5’lik seçim barajını aşamayan ancak en az üç seçim bölgesinde milletvekili çıkaran partilerin de Meclis’te temsil edilmelerine olanak sağlıyor.
Almanya’da kimler sandığa gidebiliyor?
Almanya’nın 83 milyonluk nüfusunun yaklaşık 63 milyonunu oy verme hakkı bulunan seçmenler oluşturuyor. Seçmenlerin 18 yaşının üzerinde olması şartı aranırken yurt dışında yaşayan seçmenler son 25 yıl içinde en az üç ay boyunca kesintisiz olarak Almanya’da ikamet etmiş olmak şartıyla posta yoluyla oylarını kullanabiliyorlar. Almanya’nın Federal Seçim Kurulu’nun internet sitesinde, büyükelçiliklerin veya konsoloslukların sandık kurması yasaklanmamakla birlikte bu tür bir girişimin “orantısız bir çaba gerektireceği” belirtiliyor.
Casusluk ve devlet sırlarının ifşası gibi siyasi suçları işlemiş kişilerin oy verme hakkı mahkeme tarafından iptal edilebiliyor. Ancak cinayet, taksirle öldürme ve çocuklara yönelik cinsel istismar gibi ağır suçların söz konusu olduğu vakalarda bu tür bir yaptırım uygulanamıyor.
Yüzde 5 barajı nedir?
1953 tarihli düzenlemeye göre Alman seçim yasası, partilerin temsiliyet edinebilmeleri için ikinci oylarn en az yüzde 5’ini alması şartını arıyor. Söz konusu düzenleme, dönemin Weimar Cumhuriyeti’nde olduğu gibi küçük, parçalanmış partilerin parlamentoya girerek meclisi bölmesini ve istirarlı bir çoğunluğun oluşturulmasının önünde engel teşkil etmesini önlemek amacıyla getirilmişti.
Ancak bu düzenlemenin istisnaları da yok değil. Bir partinin en az üç adayının seçim bölgelerinde ipi göğüslemeleri halinde ilgili parti için bu baraj şartı aranmıyor. Örneğin Sol Parti, 2021 seçimlerinde ikinci oyların yalnızca yüzde 4.9’unu alabildiği halde seçim bölegelerinde galip gelen üç aday sayesinde meclisteki sandalyelerin yüzde 4,9’unu elde ederek 39 milletvekilini parlamentoya gönderebilmişti.
Bir diğer istisna ise Schleswig-Holstein’deki Danimarkalılar veya Saksonya’daki Sorblar gibi resmi azınlık statüsündeki grupları temsil eden adaylar için söz konusu. Buna göre, bir seçim bölgesini temsil etmek için gerekli olan 35 bin ila 38 bin oya ulaşan bir azınlık partisi temsilcisi, Federal Meclis’te sandalye elde ediyor. 2021’de Danimarkalı azınlığı temsil eden Stefan Seidler 55 bin oyla Federal Meclis’e girmeyi başarmıştı.
Hükümet kurulması ve şansölyenin seçim süreci
Almanya’da bir parti, seçimlerde yüzde 50’nin üzerinde oy alması halinde kendi seçim gündemini etkili biçimde hayata geçirmek için yeterli temsil gücüne sahip olmuş oluyor. Ancak bu, oldukça düşük bir olasılık. Bu nedenle partilerin çoğunlukla Federal Meclis’te çoğunluğu sağlayabilmesi için bir ya da iki partiyle koalisyon oluşturmak üzere işbirliğine gitmesi gerekiyor.
Geleneksel olarak en fazla oyu alan partinin adayı Şansölye (Başbakan) oluyor ve koalisyonun küçük ortağının adayına da Dışişleri Bakanlığı koltuğu veriliyor. Şansölyenin, bakanların isimlerini ve görev alanlarını cumhurbaşkanına sunmasının ardından cumhurbaşkanı hükümet üyelerini atıyor.
18 yaşının üzerindeki her Alman vatandaşı başbakan olma şansına sahip. Cumhurbaşkanının, resmi olarak şansölye adayını önermesinin ardından adayın seçilebilmesi için mutlak çoğunluğu (oyların yüzde 50 +1’ini) alması gerekiyor. Eğer aday bu çoğunluğu sağlayamazsa, Federal Meclis, iki hafta içinde başka bir aday belirleyerek oylamaya sunabiliyor. Ancak bu durumda da yine mutlak çoğunluk gerekiyor.
İkinci turda da hiçbir adayın mutlak çoğunluğu sağlayamaması halinde ise son oylamanın derhal gerçekleştirilmesi gerekiyor. Bu son turda en fazla oyu alan aday basit çoğunlukla başbakan olarak seçiliyor.
Şansölyenin mutlak çoğunlukla seçilmesi halinde cumhurbaşkanının adayı yedi gün içerisinde ataması gerekmekte. Seçilen kişinin son turda basit çoğunluğu elde ettiği bir senaryoda ise Cumhurbaşkanı yedi gün içerisinde adayı başbakan olarak atayabileceği gibi Federal Meclisi lağvedip 60 gün içinde erken seçimlere gidilmesini gerektiren süreci de başlatabilir.
Seçim sonuçlarına hangi durumlarda itiraz edilebilir?
Almanya’nın seçim inceleme yasasına göre, her birey ya da oy verme hakkına sahip her seçmen grubu, seçimlerin meşruiyetine ilişkin itirazda bulunabilir. Nitekim ülkede her genel seçimin ardından yüzlerce itiraz başvurusu yapılmakta.
İtirazların seçim gününden itibaren iki ay içerisinde Berlin’deki Federal Meclis’e bağlı seçim inceleme komisyonuna yazılı olarak yapılması gerekmekte. Bütün itiraz başvurularını inceleyen bu Komisyon, her bir itiraza ilişkin ayrı bir karar verir. Daha sonra bu kararlar Federal Meclis tarafından başvuru sahibine yazılı olarak iletilir. Komisyonun tüm itirazları sonuca bağlaması genellikle bir yılı bulurken itirazların yüzde 4’ünden azı Anayasa Mahkamesi’ne taşınmakta.
Genel seçimlerin sonuçlarının geçersiz sayılabilmesi için ise bir itirazın iki koşulu sağlaması şartı aranmakta: Birinci şart, Federal Seçim Yasası, Federal Seçim Yönetmeliği ya da anayasanın ihlaline yönelik bir seçim hatasını içermesi. İkinci şart ise söz konusu hatanın Federal Meclis’teki sandalye sayısının dağılımını etkileyecek ölçekte olması. Ne var ki Almanya’da yapılan bir seçimin iptal edilmesi durumu henüz hiç yaşanmadı.
Normal şartlarda seçimler dört yılda bir düzenlemekte ve bu süreç yeniden başlamakta.
DW/SÖ,HS
EKONOMİ
10 saat önceEKONOMİ
12 saat önceMAGAZİN
12 saat önceEKONOMİ
12 saat önceEKONOMİ
12 saat önceEKONOMİ
12 saat önceGENEL
12 saat önceEKONOMİ
12 saat önceGÜNDEM
12 saat önceGÜNDEM
12 saat önceGÜNDEM
12 saat önceGÜNDEM
13 saat önceGÜNDEM
1 gün önceGÜNDEM
1 gün önceMAGAZİN
1 gün önceEKONOMİ
2 gün önceGÜNDEM
2 gün önceSPOR
2 gün önceSPOR
2 gün önceEKONOMİ
2 gün önce